alpdensev.sitemynet.com
kars_sonn.gif

Ana Sayfa
Genel Bilgiler
Fıkralar
Yazarlardan
Yöresel Sözlük
Kars Mutfağı
Yöresel
Şiirler
Kendi Şiirlerim
Köylerimiz
Halk Oyunları
Turizm
Linkler
Foto 1
Foto 2
UYDUDAN KARS
Ozanlar
Azaflı
Aşık Sabri
Sizden Gelenler

Ana Sayfa


Vefat ve Başsağlığı
Arpaçay Gönülalan (İğnazor) Köyü halkından dayım Cihangir(Cengiz)KAYA 02.06.2008 tarihinde ikamet etmekte olduğu İzmirde vefat etmiştir.
Allah, mekanını Cennet etsin, ailesinin ve ailemin başı sağolsun

yeni4.jpg

kars12tt.gif

image9051.jpg

Arpaçay Türküleri (Türkü Dostları)

Kars Arpaçay Akyaka Dernek Gecesi

Kafkas Gösterisi

Sabri ŞİMŞEKOĞLU 1

Sabri ŞİMŞEKOĞLU 2

Sabri ŞİMŞEKOĞLU 3

Sabri ŞİMŞEKOĞLU 4

TEREKEME OYUN HAVASI

AŞIK ZÜLFİYYE

KARS ARDAHAN IĞDIR VİDEO

GADAN ALIM

RESİMLERLE KARS

KARS ARDAHAN ÇILDIR

AŞIK ZÜLFİYYE(DÜET)

AŞIK ZÜLFİYYE (MEN GOCAYA)

KARS ARDAHAN IĞDIR

KARS VİDEO

KOÇERİ

GÜZEL BİR OYUN

KARS BORÇALI AZERBAYCAN

FORUM
SAYFALARIMIZ
(MP3,FİLM,PROGRAM)

FORUM SAYFALARI

GÜNLÜK GAZETELER

phot0115.jpg

phot0019.jpg

phot0112.jpg

Karsta Kar Yok

Hani denir ya, yediğiniz içtiğiniz sizin olsun gördüklerinizi anlatın, diye. Yaptığımız sohbetlerin, arşınladığımız mesafelerin, izlediğimiz filmlerin, döndürdüğümüz göbeklerin yanına katık ettiğimiz kaşarları, içtiğimiz içkileri katmadan nasıl anlatılabilir ki Kars? Görmeyince uzak bir diyardır, Kars.
Bir gece boyunda, yarenlerin sıcaklığında geçilebilen, uzun ve ıssız bir yoldur.

Tedarikli olun, sıkı giyinin, oralarda hep kar vardır. denilen, tecrübeyle sabit repliğin en azından bu defalık geçerliğini yitirdiği bir şehirdir.

Kara taştan caddeler, geniş geniş kaldırımlar, seke seke dizili ağaçlardır. Ağaçta, göremeyeceğiniz kadar karakargadır. Kaledir, heykeldir, köprüdür, görkemli kutu kutu, Rus yapılardır. Azeriler, Terekemeler, Yerliler, Kürtlerdir. Sonra Kars, Naif Ailbeyoğludur.

Küçük, ikilik demliklerde demlenen, yine küçük cam bardaklarda içilen açık Türk çayıdır. Türlü türlü peynirdir. Genci az kahvehanelerde meraklı ve sevecen bakışlar altında yapılan kalabalık kahvaltıdır.

Akın akın, grup grup misafirlerin bir uçtan diğerine ağırlandığı, zamanın gölgesi ile kapıştığı, dakikanın değerli, mekanın renge dönüştüğü şehirdir. Mavinin yeşile, pembenin her ikisine galebe çaldığı, üç rengin kıskanıldığı bir haftadır, Kars.

Allahuekber Dağlarının utancına, Aninin biçareliğinin katıldığı, Kaleden bakıldığında Kilisenin kimsesizliğidir. Sonra, bir siluet şeklinde şehrin, herkesten, her yerden, her şeyden ıraklığıdır. Sonra el etek çekildiğinde gecelerinden, üzerine düşen hüzündür.

Taş köprünün altında, taş memeli, taş bacaklı Romalı dört kızın sarhoşluğunda geçirilen saatlerdir. Zamiranın endişeli gözlerine umut olma, eski bir tanıdığın yüzüne değme isteğidir.

Bir coşkunun etrafında toplanma, bir merakın peşine düşme, meraklanmadır. Akrabalarınla başka bir diyarda buluşmanın adıdır. Ne kadar çok akrabam varmış demenin yeni adresidir, Kars.

Sanat Merkezinin rahatlığında, Kaderi konuşmanın huzursuzluğudur. Şehir Sinemasında, koltukların şeklini almadır; numaraları ezberleme, yerimi kaybederiminin endişesini taşıma, basamaklarda tanımadığın insanlarla omuz omuza oturmadır.

Hep beraber bir müziğe tempo tutma, renklerin şiirini yazma, bir rüyanın içinden geçerken emeği geçenleri alkışlayarak filmin ve festivalin tadını çıkarmadır.

Velhasıl, duracak, düşünecek, kendi evini özleyecek vaktin olmamasıdır.

Mesafelerin küçüldüğü, sınırların kalktığı dünyada, bir uçta olanın, görmezlikten gelinenin, iyi bir cevabıdır. Onun misafirperverliği, organizasyonun ve şehrin güler yüzüdür.

Bir haftadan sonra, bir daha gelmeli, bu defa iyice gezmeliyimin adıdır.

Görünce, uçta olanın gönüle işleyen zarafetidir, Kars.

Kemal Yıldızhan (www.diyarbakirsinemakulubu.com)

(KENDİNİ BİLMEZLERE YAZILMIŞTIR)

Bu bir sitemdir bu bir haykırıştır kendimce. Bu cevaptır haddini ve kendini bilmezlere...

Size soruyorum buradan, Başkalarını ve özellikle de Doğulu insanları beğenmeyen siz kendini beğenmişler siz cahiller. Bugün ülkemizin bir Doğusu var diyebiliyorsanız bilin ki bu doğulular sayesindedir. Bin yıllardır zorlu iklim şartlarında zorlu doğa koşullarında yaşamış olmak insanlara ne gibi alışkanlıklar ne gibi yaşam biçimleri yaratır bunu anlayamazsınız. Birin bin olduğu memleketlerinizde siz insanlıktan habersiz yaşarken zorlu doğa şartlarında yaşam mücadelesi veren insanların ruhsal fiziksel olarak nasıl hayat döngüsü içinde yaşadığını sorguladınız mı, siz hiç gidip de doğuda yaşadınız mı.

Güzel yerlerde ve şartlarda yaşayıp da doğuyu ve doğuluyu beğenmemek çok kolay ama siz tayininiz doğuya çıktığında istifa edersiniz yada gitmemek için türlü dolaplar çevirirsiniz ama biz bize hizmet veren insanları baş tacı yaparız fakat sizler kendine batılı diyen ama aslında çoğu batılı olmayan kendini bilmezler, bizler sizin yaşadığınız illerde ilçelerde hizmet versek bile sizler yine de bizi aşşağılamaktan vazgeçmezsiniz.

En başarılı olan insanlarımıza bile bir kalemde iğrenç bir yaratığa bakar gibi doğulu diyerek dışlarsınız. Hiç birimiz sizin kara kaşınıza kara gözünüze sevdalanıp gelmedik buralara, memleketimizden ayrı kalmanın acısı bir şekilde hepimizin yüreğinde duruyor. Ama biz memlekete sadece batı diye bakmıyoruz sizin yaptığınız gibi... Her yer bizim ülkemiz. Bu memleketi bölünmemesini bilin ki sizden çok daha fazla istiyor ve bunun için çalışıyoruz.

Sizin yaşadığınız yerleri sizin yaşam biçiminizi namus ahlak kültür anlayışınızı ve tarzınızı da çok iyi biliyoruz. Konuşmayı bilmeyen, kirli bakımsız cahil dediğiniz insanların çoğu sizden çok daha temiz ahlaklı kültürlü ve daha da insandır. Ama biz bunu, hayatın insanlara verdiği iyi yada kötü özellikler diye algılayabiliyor ve sizin nefretle bakılabilir taraflarınıza bakmıyoruz.

Dinden imandan milliyetçilikten vatanseverlikten söz açıldı mı mangalda kül bırakmıyorsunuz. Ama bilin ki hiç bir inanca hiç bir düşünceye sığmaz insanları aşağılamak, hakir görmek.

Bir düşünün tarihinizi yoklayın sizde olmayan bir çok şey yıllar önce doğuda vardı, sizin yeni yeni gördüğünüz tiyatrolar, festivaller zaten yapılıyordu. Siz bunları yeni öğrendiniz. Sordunuz mu kendinize neden medeniyetin beşiği diye DOĞU ya derler diye.

Kendinizden küçük gördüğünüz memleketlerde neler vardı biliyor musunuz. Mesela yeryüzünün ilk yerleşik şehri KARS ta kurulmuştur, Okur yazarlık oranı tüm ülkemizde en fazla doğuda ve bu anlamda en fazla da KARS tadır. Çünkü neden mi bu insanların sizlerin aşşağılamalarından kurtulması için okumaktan başka çareleri yoktur. Bizim memleketlerimizde fabrika yoktur, sizin tembel dediğiniz insanlar 8 ay kış süren bu memleketlerde ne yapabilir bir düşünün...

Ankaradan İstanbuldan İzmirden bakınca doğuyu göremezsiniz. Gidin, yaşayın da insanlıktan nasip alın ve başkalarına da öğretin...

Bir de batı illerine başka illerden gelen sizler bırakın da memleketlerine asıl sahipleri sahip çıksın. Doğuluların buralarda olmasını kabullenmeyen kendini bilmez şaşkınlar soruyorum size siz nereden geldiniz...

Bir ilin bölgenin yada yerleşim yerinin gelişmemiş olması ile alay etmek acizliktir ve bilin ki bu herkesin ayıbıdır. Utanılması gereken bir şeydir ve eğer utanmasını bilen insanlar varsa...

phot0096.jpg

phot0099.jpg

YİĞİTLİK DİYARI KARS

Kars adı, Milattan Önce 130-127 tarihleri arasında Kafkas Dağlarının kuzeyinden, Dağıstandan gelerek bu bölgeye yerleşen Bulgar Türklerinin Velentur boyunun Karsak oymağından gelmektedir. Türkiyede bundan daha eski Türkçe isim taşıyan bir şehrimiz daha yoktur.

Bir söylentiye göre de Kars ismi, Gürcü dilinde Kapı kenti anlamına gelen Karis Kalakiden gelmektedir. Kars, Anadolu'yu Asya'ya bağlayan önemli bir kavşak noktasıdır. Ulaşım açısından stratejik bir işleve sahip olan vilayet, yüzyıllar boyunca, Akyaka-Doğu Kapı üzerinden Kafkasya'ya açılan bir pencere, Aras Nehri üzerinden Çin'in ortalarına kadar Asya'yı boydan boya dolaşan tarihi İpek Yolunun Anadolu'daki önemli bir son durağı olma özelliğine sahip olmuştur.

Kars şehri kültürel yönden köklü temellere dayanır. M.Ö. 9000 yılına kadar uzanan tarihi geçmişi üzerinde birçok uygarlık hüküm sürmüştür.

Bunların izleri günümüze kadar gelir. Anadolu'ya açılan kapı özelliğini taşıması bakımından Saka, Iskit döneminden günümüze kadar bir kültür çizgisi çizmektedir. Doğu Anadolunun serhat şehri olan Kars ülkemizde olduğu gibi doğal ve kültürel zenginliği bakımından Dünyada da az rastlanan şehirlerden biridir.

Karsdan bahsedilirken şehrin sembolü haline gelen Kars Kalesi unutulmamalıdır. 12. yüzyılda 1152 Saltuk Oğullarından Sultan Melik İzzeddin'in emriyle, veziri Firuz Aka yaptırmıştır. Bunu 16. asırdaki büyük onarımda ele geçen ilk inşa kitabesinden öğreniyoruz. Evliya Çelebinin anlattığına göre, dört köşe beyaz mermer üzerine Arapça yazıyla yazılmış bir kitabe çıkmış, Lala Mustafa Paşa bunu dış surun, kıbleye bakan kapısına koydurarak muhafaza etmiştir. Saltukoğullarından sonra Selçuklular devrinde onarımlar görmüş olan kaleye bazı ilaveler yapılmıştır. 1386 tarihinde Timur tarafından tahrip edilen Kars Kalesi uzun müddet harap bir vaziyette kalmıştır. 1579 yılında III. Murat'ın emriyle, Sadrazam Lala Mustafa Paşa tarafından yeniden inşa ettirilmiştir. 17. ve 19. yüzyıllarda iki büyük onarım daha görmüştür. İç kale ve dış kale olmak üzere iki kısımdan meydana gelmiş olan kalenin 220 burç ve kulesi vardır. İç sur 3500 metre, hisar ve hendeklerin toplamı 27000 metredir. Kalenin üç kapısı vardır ve hakim bir tepe üzerine kurulmuştur.

New Holland Trakmak sitesinden alınmıştır.

phot0109.jpg

karsharitasi.jpg

KARS İLİ VE İLÇELERİ
ULAŞIM BİLGİLERİ

phot0027.jpg

phot0016.jpg

19-08-2005_20_09_31.jpg

Arpaçay 2005

lise.jpg

Alpaslan Lisesi

kafkasdansyeni.gif

KENDİME AİT SOLO BAĞLAMA 1

KENDİME AİT SOLO BAĞLAMA 2

KENDİME AİT SOLO BAĞLAMA 3

KENDİME AİT SOLO BAĞLAMA 4

KENDİME AİT SOLO BAĞLAMA 5

Ziyaretçi Defteri

Ad,Soyad:

E-mail:

Web Adresi:

Mesaj:

image9091.jpg

phot0106.jpg

KOMİK TEREKEME MESAJLARI

Evin önünde dikelif duracam,sizin basmalığa çadır guracam,aşkımı goşaddara yazıp seni üreyime kazacam.Damdan torpağ tökülercesine seni sevdiğimi haykıracam..

Men seni,tipinin estiği,zemheri ayında yolda giderken bulduğum ve ğıllığımın altına sahladığım gar sıçanından bile kıskaner,seni gurbağalardan da çoh severem.

Men seni bir ahbun sıcağlığında sevdim,tıpkı lapakkanın ona basmada şekil verdiği gibi,üreğimde şekil verdim aşkıma.Ama sen meni bir merteh kimi gırdın..

Bir tevürem sankim uçurumun gunçundayam. Sankim feleğin gagalına gagacı men dürtmüşem, sankim gaderin zırzasını güllebini men gırmışam.Ne varmışam ne yoğmuşam..

O'nu görirem tağayırlanirem, o gıgıl sufatı, bir töyür bahan lobye gözderi, ve o gıdıl guzikli burnu. Hele o yaba ayahları, perişan etti meni melül bahışları..

Kalbim seni gördümü bağları kırer,vurer vurer,üreğim çekiler.bele ruhum bacaları dolaner,peşinnen seyirderem,ulaşamerem,dizlerim esir,yorulerem,kıtırım kesiler..

Meni mahçamalıyın peşinde seyirttiren,lehledif yolunda beyhut düşürttüren,aşk acısından bör bör böyürttüren,sen değilsen mi ay Şarabanı ay muhannet yarim..

Sevmişem onu işte naarem,soyha canımı hayanı aparem,yohsa başıma daşı mı salem,bu meret üreyi daşdara çalem,aşkından özümü tendire mi salem.söyle men naarem..

Seni düşünende canım cemdeyime dar gelir,üreyime bir ataş düşer,cızırığım çıher.Canıma fersizlih çöker,tikelif durammerem,dengeyi itirer dombalıf düşerem..

Aya madem ki o tilifon şebekeyi itirif tapammer,millet sene erişemer,erişende de o soyha sesini çıhardamer,eleyse başına daşı sal,entegresini itirsin,beyhut düşsün meret.

Seni görem kapsama alanı dışında kontörsüz,şarjsız galasan. seni görem telefonuyan sapık dadana. seni görem kartın bloke ola da mobil aleme rezil olasan..

Şu dereden gaz geder,ganatlanıf vız geder,bu zaman ele zaman,dul kişiye gız geder..

TEŞEKKÜRLER www.terekeme.yiz.biz

Radyomuzun amacına ulaştığını düşünüyorum. Yayına başladıktan sonra çok fazla sayıda bu işi profesyonelce yapan kişiler ve sitelerin olması amacıma ulaştığım konusunda beni mutlu etti.
Bu nedenle sürekli yayında olan Sayın Fehmi SAKINCI'nın radyosunu öneriyorum.
Aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.

Winamp'dan dinlemek için logoya tıklayın.

winamp_logo.gif

KARSREHBERİ
RADYOSU

KENTHABER KARS ANA SAYFASI

ÖMÜR MANDIRACILIK
KARS

ÖMÜR MANDIRACILIK KARS

Yüzlerce Türkü Sözünün yerladığı mükemmel bir arşiv hem de Word Formatında.Katkılarından dolayı
Nejdet DAŞDEMİR e teşekkürler...
Aşağıdaki Lİnkten ulaşabilirsiniz.

Türkü Sözleri Arşivi

phot0114.jpg

lastscan1.jpg

Kars Tren İstasyonu 2005

19-08-2005_20_14_46.jpg

Arpaçay Belediyesi 2005

kars4s.jpg

telegif.gif

KARS VE İLÇELERİ
TELEFON REHBERİ

takvim.jpg

ETKİNLİKLER
TAKVİMİ

Harika bir layla okumak ister misiniz
o halde aşağıdaki linke tıklayın

Balama Layla

bebek.jpg

t_rk__.jpg

ONLİNE
MÜZİK

KARSIN KURTULUŞU

Milli mücadelenin ilk günlerinde Mustafa Kemal başkanlığında Sivas Heyet-i Temsiliyesi bir durum değerlendirmesi yapmış ve İtilaf Devletlerinin Bolşevik Hükümeti ile ilişki kurmasını önlemek amacıyla Kafkasya’ya ağırlık verilmesi kararına varmıştır.

Güney Kafkasyanın Ermeni ve Gürcü denetimine geçmesinden sonra Nisan 1919da başlayan Kuva-i Milliye eylemleri 1920 başlarında, 15.Kolordunun desteği ile birlikte, büyük bir yoğunluk kazandı.

Cenub-i Garbi Kafkas Hükümeti dağıtılmasından sonra, Ermeni denetimi neredeyse tüm Kars yöresini kapsamış , sadece Çıldır uzun süre bunun dışında kalabilmiştir. Ermeniler Şubat 1920 de bölgeyi ele geçirmek için büyük bir saldırı başlatmış ve 17 Şubatta Çıldır ve Arpaçay'a ulaşmışlardır. Bu gelişmeler üzerine Heyet-i Temsiliye Elviye -i Selasenin (Üç Vilayet, Kars, Ardahan ve Batum'un) yeniden elde edilmesini uygun buldu ve bu amaç doğrultusunda 15.Kolordu Komutanı Kazım Krabekir Paşa hızla hazırlıklara girişti. Erzurum ve Van vilayetleri ile Erzincan sancağında seferberlik ilan edildi. Kazım Karabekir Paşa hükümete harekatın 23 Haziranda başlayacağını bildirerek, karargahını Horuma taşıdı.

28 Eylül 1920de Doğu Cephesi Komutanı Kazım Karabekir Paşa Sarıkamış yönünde harekete geçerek, 29 Eylülde Sarıkamışı kurtardı.

TBMM Hükümetinin 'Doğu Harekatının Karsa dek uzatılmasını istemesi üzerine; Doğu Cephesi birlikleri 28 Ekim 1920de yeniden saldırıya geçti ve 9. Kafkas Tümeni 30 Ekimde Ermenilerin direnişini kırarak Karsa girdi.

20 KasımErmenilerle yapılan ateşkesin ardından 22 Kasım 1920'de Gümrüde baslayan
barış görüşmeleri 2 Aralıkta sonuçlandı ve Ermenistan Hükümetiyle T.B.M.M Hükümeti arasında bir barış antlaşması imzalandı. Bu antlaşmayla Kars Sancağının bütünü Türkiye topraklarına katıldı. Antlaşma öncesinde Ermenistanın elinde bulunan Tuzluca Kazası da Türklere verildi. Ancak imzadan bir gün sonra , Sovyet Kızılordu Birlikleri Ermenistana girdiler. Taşnak Hükümeti devrilerek yerine Ermenistan Sovyet Hükümeti kuruldu bu durumda anlaşma da onaylanamadı.

Kızılordunun harekatı Gürcistana yönelince, Tiflisteki Gürcü Hükümeti Ankaraya başvurdu ve TBMM'nin desteğini istedi. Bu destek karşılığında Batum, Ardahan ve Artvin Türklere bırakılacaktı. Gelişmeler sonucunda Şubat 1921de Ardahan ve Artvin Sancaklarının Gürcistan Hükümeti tarafından Türkiyeye bırakıldığı açıklandı. Doğu cephesi birlikleri de aynı gün harekete geçerek, bu iki şehri Türkiyeye kattılar.

16 Mart 1921de Sovyet Hükümetiyle imzalanan Moskova Antlaşması ile Kars ve Artvin'in Sovyet Rusya ile olan sınırları belirlendi. Bu antlaşmaya göre, daha önce Elviye-i Selase içinde yer alan Batum ve ayrıca Ahıska ile Ahılkelek Türkiye sınırları dışında kaldı.

Moskova Antlaşmasından 7 ay sonra 13 Ekim 1921de Kafkasyadaki Sovyet Hükümetleri ile Türkiye arasında Karsta yeni bir antlaşma imzalandı. Bu antlaşma, Sovyet Rusya yönetimi ile Moskovada yapılan antlaşmanın yinelenmesi anlamını taşıyor, Karsın ve Artvinin bugünkü sınırlarının taraflarca bir kez daha onaylandığını ifade ediyordu.

Milli Mücadele süresince doğu cephesinde yeni bir askeri ya da siyasal gelişme olmadı. Bu cephenin birlikleri de, kısa bir süre sonra, Batı Cephesine gönderildi.

phot0053.jpg

KARSA GAZİ ÜNVANININ VERİLMESİ


1549'da Gök ve Ardahan kaleleri onarıldı ve bölgeye asker yerleştirildi. Ancak, Safevilerin saldırıları durmadığından, 1578'de yapılan Osmanlı- Safevi Savaşı sonucunda Osmanlı Devleti Çıldır'ı ele geçirerek Çıldır Eyaleti'ni kurdu. Lala Mustafa Paşa yıkık ve harap olan Kars'ı büyük ölçüde onardı. Safevi hükümdarı Şah I. Abbas'ın Revan'ı almasının ardından, 1604'te Kars Şehrini yakıp yıktı. 1615'te yapılan barış sonucunda şehri terkeden halk geri döndü. 1639'da yapılan anlaşma sonrasında Kars 95 yıl sürecek olan bir barış dönemine girdi.

1734 yılında ise Afganlı Nadir Şah Karsı kuşattı. Yapılan barış antlaşması sonucunda Revan İrana, Kars ve yöresi Osmanlılara bırakıldı. Nadir Şahın 1736&da tekrar Osmanlı topraklarına saldırması üzerine yapılan savaş sonucunda, 1746'da barış anlaşması imzalandı ve Kars uzun süre barış içinde yaşadı.

Bu barış dönemi ise Rusyanın güçlenmesiyle sona erdi. Ayrıca XIX. yy. çeyreğinde İranlılar Kaçer Hanedanlığı döneminde üç yıl üst üste Karsa saldırdılar. İran saldırıları 1823te Erzurum Antlaşması ile sona erdi ki; bu saldırıları Rus ordusunun hücumu izledi. Sıcak denizlere açılma hayallerini gerçekleştirmek amacıyla ilk olarak 1807'de Kars'a saldıran Ruslar, 1828de önce şehri, daha sonra iç kaleyi işgal etti. Şehir yıkıldı ve yağmalandı. 1829da imzalanan Edirne Antlaşması ile Ruslar geri çekilmek zorunda kaldılar. Fakat Ruslar Ahıska Şehrini ve altı sancağını savaş tazminatı yerine sayıp, geri vermediler.

Kırım Savaşı sırasında, 16 Haziran 1855te üçüncü defa Karsı kuşatan Ruslara karşı, küçük yaştaki çocuklar bile Gönüllü Alayına katılıp çarpıştı. Sıvastopol Bozgununun acısını çıkarmak için, General Muravyev kumandasında 54 bin kişilik ordu ile 29 Eylül 1855'te hücuma geçen Ruslar, tabyalarda yedi buçuk saaat süren kanlı muharebeler sonunda ağır bozguna uğrayıp, 20.000 asker zayiat verdiler. Bu müdafaada, yalnız şehir halkından tabyalarda altısı kadın, dokuzu din alimi olmak üzere 70 şehit ile, 230 yaralı verilmişti. 1855 Kars Zaferini gören ve bunda emeği geçen Kanadalı General Williams yazdığı raporlarında, İngilizlerden Albay Lake ve doktor Sandwithe ise hatıralarında, kadınlı - erkekli Türklerin yurt korumadaki bu eşşiz kahramanlık destanını nasıl yazdıklarını anlatmışlardır. Karsta yararlığı görülenleri devlet çeşitli şekillerde mükafatlandırdı. Müşir Vasıf, Korgenaral Kerim ve Williams Paşalara mücevherle süslü birer altın kılıç ile Mecidiye Madalyaları verildi; üzerinde Kars Kalesi resmi bulunan altın, gümüş ve bronz Kars Madalyası yaptırılarak, hizmeti geçenlere dağıtıldı; şehre ve ahalisine GAZİ ünvanı verilerek, Mahkeme Siciline yazdırıldı; şehir halkı, üç yıl vergi ve askerlikten muaf tutuldu; Karadeniz'de İstanbul-Batum arasında sefere başlayan yeni vapura KARS adı verildi. Kars ahalisine Sultan Mecidin kutlaması ve Vekiller Heyetinin teşekkürleri geldi. İngiltere Kraliçesi Victa, Genaral Williams
Kars Baroneti üvanını verdi.

Karsta
Hava Durumu

hava_durumu.gif

phot0120.jpg

nostalji3.jpg

phot0037.jpg


alpdensev@hotmail.com

5.gif